Erotik Kadın Edebiyatı ve Sappho

Erotik kadın edebiyatı geç ortaya çıkmıştır ve kökenleri kesin olarak belli değildir. Bugüne kadar ilginç, sağlam, hatta büyüleyici eserler yazılmışsa da bunlar başyapıt değildir. Henüz hiçbir kadın romancı, Nicolas Chorier'nin Luisa Sigea'nın Diyalogları'nın, Sade'ın Juliette'nin ya da Nerciat'nın İçimizdeki Şeytan'ının benzerini yaratamadı. Bunun nedeni, erkeğinkinden çok daha az beyinsel olan kadın erotizminin doğasındadır. Kadınlar, cinsel duyumları çok daha canlı ya da derin hissedebilirler, ama onları düşünceye ya da imgeye dönüştürmekte erkekten daha az yeteneklidirler.

İÖ 640'a doğru Lesbos adasının en önemli kent Mitylene'de doğmuş olan Sappho (kendi portresinin bulunduğu madalyalar üzerindeki Yunanca adı Sappho ve hatta Psappho'dur), Antikçağın ilk erotik kadın şairidir. Yine de, her zaman kibarca olan yazdıklarının içeriğini abartmamak gerekir. Lirik şarkılardan oluşan dokuz kitabından bize sadece iki eksik od (birisi Afrodit’e Çağrı'dır) ve yaklaşık yüz yetmiş beş parça kalmıştır; ama bunlar, Archiloque'da rastlanan müstehcenlik kırıntılarından daha az müstehcendir. Sappho'da böyle bir şey yoktur. Sappho eşcinseldi ve üç arkadaşı bilinmektedir: Athis, Telesipa Ve Megara. Oxyrhynchus papirüsü şöyle der: "Kimileri tarafından ahlakça gevşek ve kadınlara düşkün olarak eleştirilmiştir; berbat ve çok çirkin bir fiziği vardı, çünkü koyu tenli ve çok kısa boyluydu." Ama tutkularını öyle uyumlu ifade etmiştir ki, kullandığı kıta tarzı "safik kıta" diye adlandırılmış ve başka şairler tarafından taklit edilmiştir.

Sappho, Huile sur toile de Charles-Auguste Mengin, (1877)

Sappho bir şiir ve müzik okulu yönetiyordu ve Gurina ya da Anactoria gibi az çok aşk dolu şiirler yönelttiği kişiler kendi öğrencileriydi. Bunlar, aşk temalı üslup denemeleri olabilir. Athis'e, Andromeda'yı tercih ettiği için kızdığında, bu başkasına tercih edilen bir öğretmenin duyduğu kıskançlıktandır: Çünkü Andromeda, Sappho'nunkine rakip bir okulu yönetiyordu. Sappho, "Uzun zamandır seni seviyordum, ey Athis" dediğinde bunun bir itiraf olduğu bilinir. Ve belki şu da başka bir itiraftır: "Ey benim güzellerim, sizin karşınızda düşüncem asla değişmeyecektir." Aşk delilikleri üzerine yazdığı od, çok tutkulu olduğunu göstermektedir "Bütün vücudum ter içinde, her tarafımı bir titreme kaplıyor; çimenden daha yeşilim ve neredeyse öldüğümü hissediyorum." Ama bu düşüncenin Sappho'ya dair olduğunu kimse doğrulayamaz: "Ne yapacağımı bilmiyorum: İçimde iki ruh hissediyorum." Hektor ile Adromaque'in zifaf gecesi üzerine, bir delikanlının aşkından eriyip bittiğini annesine itiraf eden bir genç kız üzerine şiirler yazar. Kimi zaman, eşcinsel ilişkilerinin kanıtı olarak yorumlanan Sappho'nun bazı parçaları, bu ilişkilerle hiç ilgisi olmayan eserler olarak da düşünülebilir.

XVIII. yüzyıl çapkınları, Ovidius'dan dolayı, Sappho’nun tüm bir genç kızlar haremini baştan çıkaran çok büyük bir ahlaksız olduğunu sanmışlardır. XX. yüzyılın ilk yıllarında lezbiyenler onu kutsal koruyucuları yaptılar; Renee Vivien, Kitharedler' de, sanki aşırı açıklamalar söz konusuymuş gibi, Sappho'nun ve çağdaşlarının eserlerinden parçaları daha da vurgulayarak çevirdi. Gerçekte, Sappho'nun eşcinselliği ılımlıydı ve hatta kurulu düzene uygundu; en ünlü şiirleri, yeni evliler için Surnameler, evliliğe övgüler ve evlilik şarkılarıdır. Bunlar arasında, erkek kardeşi Charaxos'a yaptığı bir uyarı da vardır, çünkü o, Mısır’da Naucratis’deki bir fahişeye tutulmuştu: Çetin ceviz bir dul, kendi çevresindekilerden birinin uygunsuzluğunu daha erdemlice örtemezdi. Sappho'nun, Andros Adası yurttaşlarından biri olan Kerkolas'ın, evlendiği ve Cleis adlı bir kızının olduğu saptanır. Ama Sappho’nun kitaplarını imha edilmeden önce okumuş olan Maxime de Tyr, Cleis'e olan sevgisini ifade eden şiirlerinin sadece kızına hitap ettiğini doğrulamıştır.

*
Alexandrian
Erotik Edebiyat Tarihi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder