Uykusuzluğun İki Biçimi - Borges

Uykusuzluk nedir?

Karmaşık bir soru: yanıtını çok iyi bilirim.
Gecenin ilerlemiş bir saatinde korkmak ve sert, uğursuz çan seslerini saymaktır, yararsız bir büyücülükle düzenli bir solumayı denemektir, birdenbire bir yana dönen bir bedenin yüküdür, gözkapaklarını sıkmaktır, ateşi yükselmişe benzeyen, ama kuşkusuz uyanık olunmayan bir durumdur, yıllarca önce okunmuş paragraflardan parçalar telaffuz etmektir, başkaları uyurken uykusuz kalmaktan suçlu olduğunu bilmektir, düşlere dalmak istemektir ve düşlere dalamamaktır, var olmak ve de var olmayı sürdürmek korkusudur, kuşkulu gün ağarmasıdır.


Uzun ömürlülük nedir?


Yetileri gittikçe azalan bir insan bedeninde olmak korkusudur, saatin çelik ibreleriyle değil, on yıllarla ölçülen bir uykusuzluktur, denizlerin ve piramitlerin, eski kütüphanelerin ve hanedanlıkların, Adem'in gördüğü seherlerin ağırlığıdır, kendi etime, kendi iğrenç sesime, kendi adıma, tekdüze anılara, beceremediğim İspanyolcaya, bilmediğim Latinceye duyduğum özleme, ölüme dalmak istemeye, ama ölüme dalamamaya, var olmaya ve var olmayı sürdürmeye mahkum olduğumu bilmemektir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder